Sigmund Freud’un Modern Edebiyata Etkileri


Her şey edebiyatın içine psikoloji girdiğinde başladı. Gerçekçi romanlar okurken bir anda modernizm akımı ile karşı karşıya kaldı okuyucu. Okuması zordu, adeta bir demir leblebi. Öncelikle daha önce okuduğu romanlara ya da makalelere benzemiyordu; işin içinden çıkılmaz bir hali vardı. Hem dilbilgisi de çok aranmıyordu bu yazılarda. Her şey olduğu gibi, gelişigüzel denilebilecek şekilde ancak […]

Read More Sigmund Freud’un Modern Edebiyata Etkileri

A Streetcar Named Desire


New Orleans’ın bozulmuş yapısında, II. Dünya Savaşı’ndan sonra geçen bir oyun A Streetcar Named Desire. Oyun neredeyse her sahnesi ile farklı bir noktayı vurguluyor, sembolize ediyor ya da eleştiriyor. Bu tiyatro eserinin sinema uyarlamasında o zamanlar gencecik ve taş gibi olan abimiz Marlon Brando’yu görmek de mümkün. Blance DuBoi nevrotik bir karakterdir. Hayatı boyunca en […]

Read More A Streetcar Named Desire

Breaking Bad 2. Sezon


Birinci sezonun bitmesi ile hiç ara vermeden ikinci sezonun ilk dört bölümünü izlemiş bulunuyordum. Garip bir şekilde Breaking Bad’e sarmıştım. Hala da sarılı durumdayım. Hatta üçüncü sezondan 7 bölüm bile izleyiverdim bir oturuşta. Sanıyorum ki Breaking Bad’i her hafta beklemek benim için en zor işlerden bir tanesi olacak çünkü büyük bir iştah ve oburluk ile […]

Read More Breaking Bad 2. Sezon