Etiketler

, , , , , , , , , , , ,


Nazım Hikmet vatan tahlili yapıyor hala!

Nasıl ki bir vagonda kimler var ve nelere kokuyorsa o vagon! Nazım Hikmet vatan tahlili yapıyor hala!

Size hiç dışarıdan kendinizi izleme şansı verildi mi? Nazım bu sefer size bu şansı veriyor ve “Gözlerinizi açın.” diyor, “Açın karanlığa çevrilmiş gözlerinizi, kendinize bir bakın. Bakın ki kendinizi tanıyabilesiniz.”

Tahir ile Zühre meselesi değil bu memleket meselesi bu sefer. Nazım ne zaman eksik kalmış memleketini anlatmaktan ve özlemekten.

Nazım Hikmet vatanını özlüyor hala.

Tren çıkıyor yola, insanı anlatmaya… Nazım’ı anlatmaya. Hayatını anlatıyor bize onun, neler düşündüğünü memleket hakkında ve aslında ne kadar çok sevdiğini memleketini. Ona yapılanlara rağmen.

Her mısrası ile yenilenen, elimize ayna tutuşturup aslında bu kadar senedir hiçbir şeyin değişmediğini gösteren bir kitap bu kitap.

Kitabı ilk okuduğumda ortaokuldaydım. Pek bir şey anlamadım fakat, sendeledim okurken. Yıllar sonra üniversitede kitabı okuduğumda her şey çok değişmişti. Elimdeki yepyeni bir kitaptı, daha önce hiç sayfaları açılmamış.

Nazım Hikmet vatan tahlili yapıyor hala!

“O devir Pozantı son istasyondu.
Gardıfen Kartallı Kazım soyundu.
Çömeldi güne karşı, bitlenedursun.
Dağ taş Memet dolu, dağ taş sevkiyat.
Gidenler aç susuz, dönenler sakat.
Ölüm Allahın emri, açlık olmasa fakat.
Aç insan kurt olup saldırmazsa
açlık itten beter insanı elbet.
Memetçik, Memet,
Memetçik, Memet.

Bölük emininde yoktur merhamet…”

Reklamlar