• Hakkımda
  • Yazılarım

Öznur Doğan

Category Archives: Edebiyat, kitap inceleme, kitap tanıtım

Greetings from Greece

27 Cuma Oca 2012

Posted by Öznur Doğan in Edebiyat, kitap inceleme, kitap tanıtım

≈ Yorum bırakın

Etiketler

öznur doğan, gümülcine, ipsala sınır kapısı, kitap incelemesi, kitap tanıtımı, maroia, migros, oznurdogan.com, yunanistan


Geia sou.

Dün sabah 10’da yola çıktım efendiler, önce Türk gümrüğü sonra Yunan. Sonra 5.30 gibi kimsenin beklemediği bir eve gittim. Anneannem önce komşu kızı sandı beni. Yengemin ağzı takriben 4 karış açıkk kaldı, dayım uyku sersemiydi tepki bile veremedi.

Tüm gece boyunca buraya gelip minik iki tane veleti sevebileceğim diye heyecanlandım uyuyamadım. Geldiğim gibi de saplam öptüm ikisini de.

Sanırım bebek sevmek apayrı bir şey. En azından benim için bayağı güzel.

Hayat bu kadar güzelken sitem edeceğim iki nokta var:

Birincisi free shopa girip kendisini kaybeden dangalak yolcular. Ikincisi sebepsiz yere bekleten gümrük görevlileri.

Ah o yolcular. Kendilerini kaybedeler, 10 dakikalik alisveriş molasını 45 dakika yaparlar. Delirtirler. Hayır ülke içindeki fiyatla aynı fiyat bir fark yok yani. Madem birkaç bir şey alacaktın gitseydin Migros’a vs. alsaydın alacaklarını. Ama olmaz illa o free shopa girilecek ve yolcular itina ile bekletilecek. Olmuyor arkadaşlar birazcık dikkat lütfen. Saat 4’te varacağım yere siz ve gümrük memurları yüzünden 1.5 saat rötarla vardım.

Gelelim gümrük memurlarına. Ellerinde birkaç dosya ile dünyayı onlar yaratmıştır. Onu inceler bunu inceler hiçbir şey bulamaz yine inceler. Yersiz yere bavul açtırır. Sırf vakit kaybı olsun diye elinden gelen her şeyi yapar. Boyle de sinsi olunmaz ki. Zaman akıp gidiyor hızlıca biz de soğukta elimizin yüzümüzün çatladığı ile kalıyoruz.

Ben şimdiye kadar beklemediğim bir gümrükten geçiş sahnesi yaşamadım. Yaşacaksak ne ala. Güneşli gümrük günleri bekliyorum.

Ps: Fotoğrafta gördüğünüz fenerin yapımında dedem de görev almış. O yüzden havalıyım oldukça.

Yunanistan’a Yolculuk

25 Çarşamba Oca 2012

Posted by Öznur Doğan in Edebiyat, kitap inceleme, kitap tanıtım

≈ Yorum bırakın

Etiketler

alexandropoli, öznur doğan, dedeağaç, kavala, kitap incelemesi, kitap tanıtımı, komotini, maroia, oznurdogan.com, ukrayna, yunanistan


Her sene fırsat buldukça kaçmaya çalıştığım, gittiğimde de çok fazla yer gezemediğim için sıkılıp dönmeye karar verdiğim memleketime bir kez daha yol alıyorum.

Yarın sabah saat 10’da otobüs otogardan kalkacak, akşam üzeri 4’te ben köyün girişinde inmiş olacağım. Köy diyorum da çok arada kalıyorum köy demeye. Arnavutköy’ün gerçekten köy gibi olduğunu düşünürsek (sahil kıyısında olan değil), sanırım benim gideceğim Aşağıköy(Arsakeion) o kadar da köy değil. İki katlı villa tipi evler, pimapen camlar, mazotlu ısınma sistemleri, neredeyse hane başına düşen 2 araba ile pek köy değil evet.

Ama benim dem vurmak istediğim şey şu gidip de sıkılmalarım. Sıkılıyorum çünkü bu ah parayı hemen harcama hastalığım beni hep yarı yolda bırakıyor. Bir bakıyorum ki gezecek param kalmamış. Nereye harcamışım? Arkadaşlarımla içmeye, yemeye, gezmeye. Sonra sen Yunanistan’a yaşından fazla git ama Selanik’i görme.

Bizimkiler de (anneanne, teyze, dayı, enişte) götürmüyorlar orası da birazcık acı. Ama seneye affetmem. Bu yaz için hedef Yunanistan değil Ukrayna.

Şimdiye kadar en azından Dedeağaç (Alexandropoli), Gümülcine (Komotini), Kavala gibi kentleri gezdim. En çok Kavala’yı seviyorum fakat. Ah o denizi. Sonra Dedeağaç. Gümülcine’de zaten deniz yok.

Demem o ki, gidip de dönmek istemeye gidiyorum yarın Yunanistan’a. Bir bakalım özlemiş mi beni memleket.

Deneme 1-2-3

25 Çarşamba Oca 2012

Posted by Öznur Doğan in Edebiyat, kitap inceleme, kitap tanıtım

≈ 2 Yorum

Etiketler

öznur doğan, darüşşafaka, deneme, hikaye, kitap incelemesi, kitap tanıtımı, maroia, masal, oznurdogan.com, sosyal medya, yılmaz özdil


Uzun zamandır yazı yazmadıktan sonra bir anda bir blog açıp yazmaya başlamak beni zorlayacak gibi göründü ilk başta. Sonra dedim ki “Öznur aldın mı bir kere hızını zaten sen de kelimeleri tutamazsın.”. Gayet güzel demişim sanırırm, en azından anlatacak şeylerim var, masallarım var hikayelerim var.

Bundan bilmem kaç sene önce – hesaplamak zorunda bırakmayın işte beni – bir hikaye yazmıştım, Darüşşafaka’nın düzenlediği kısa hikaye yarışmasına yollamıştı Edebiyat hocası. Birinci olmamıştı ama en azından sıralamaya girmişti, kitapta basılmıştı. O zamandır yazı yazmıyordum.

Yani yazdım aslında, bir sürü mektup yazdım mesela. En sevdiğim insanlara. “En”lere. Ama onların haricinde oturup da bir yazı yazmak gelmemişti içimden.

Kısa bir giriş yazısı olsun  istiyorum aslında. Yılmaz Özdil gibi de amma çok boşluk bıraktım. Olsun, iyidir. Okuru yormazsan kendin de yorulmazsın. -Yazar burada büyük kitlelere sesleniyormuş havası yaratmaya çalışıyor. – [O hava da ne işe yarayacaksa artık]

Buraya izlediğim filmler hakkında yorumları yazacağım, okuduğum kitaplar, gezdiğim yerler, keşfettiğim yeni mekanlar, edindiğim arkadaşlar, kaybettiğim arkadaşlar, kaybettiğim taraflarım vs. Bir de arada bir sağlam sosyal medya göndermelerim olacak. Ayık olun derim. -Sert kal taviz verme gibi bir slogan bulmam lazım, üzerine düşüneceğim.-

Bir Soluklanalım Burada

24 Salı Oca 2012

Posted by Öznur Doğan in Edebiyat, kitap inceleme, kitap tanıtım

≈ Yorum bırakın

Etiketler

öznur doğan, göğe bakma durağı, kitap incelemesi, kitap tanıtımı, maroia, oznurdogan.com, Turgut Uyar, yaşar usta


Hadi gelin birazcık göğe bakalım.
Hayatın hengamesinden kaçalım, kendimize küçük yerler yaratalım. Uyar’a dost olalım mesela.
Kim demiş “Usta öldü.” diye?
Siz hiç ölen usta gördünüz mü?
Ben görmedim. Bir de Yaşar Usta vardı. İyi bilirsiniz onu. “Bana bak efendi.” diye girdi mi söze hepinizin hatırladığı en azından üç beş kelime vardır o replikten. Uyar Usta işte bu yüzden ölmez, Yaşar Usta gibidir. Bize ait.
Karanlıkta diyor, gelin göğe bakalım. “Bu karanlık böyle güzel, aferin tanrıya.”.
Bırakın biraz daha rahat görelim gökyüzünü, mesela Venüs’ü gördünüz mü siz hiç?
Yani bir alan yarattınız mı kendinize kimseyi dahil etmeden. Göğe bakmanın zevkine varmak için.
Siz göğe bakın ben korurum sizin önemli eşyalar tıkıştırdığınız odaları, evleri.
Siz göğe bakın ben takip ederim sizin yerinize hayatı.
Birlikte göğe bakalım. Nasıl olsa sokaklarda kimseler yok, sarhoş olsak da yolumuzu da kesmezler.

“şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç”

Birileri bizi uyandırmak istiyor göğün uykusundan ama biz yine de onlara inat göğe bakalım.

Newer posts →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz.
Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • Öznur Doğan
    • Diğer 123 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • Öznur Doğan
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Bu içeriği rapor et
    • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
 

Yorumlar Yükleniyor...