Etiketler

, , , , , , , ,


Şimdiye kadar Cezmi Ersöz’ü kaçınız okudu bilmiyorum. Adı çok  duyulmuş, çok bahsedilmiş, yaftalanmış ya da yapıştırılmıştır ama ben bu adamın bahsedildiği kadar okunduğunu düşünmüyorum.

Lise boyunca üzerimde bir arabesklik. Artık nereden de görmüşsem Şizofren Aşka Mektup’u görmüş ve duymuşum. Dünyanın en alınmaz kitabı oluvermiş benim için. Alamıyorum ve büyük bir tutku ile bu kitabı okumak istiyorum. Bir türlü fırsat bulup satın alamıyorum fakat dilimde müthiş bir Cezmi Ersöz var. Nasıl hoşuma gidiyor o buram buram arabesk, buram buram “ben aşığım!” havaları. Böyle havalar rica ediyorum hayatın hiçbir döneminde olmasın. Bu yüzden de inat ediyorum, o kitabı okumalıyım! Satın almaya gidiyorum kitabı, ne göreyim? Bitmiş. Koskocaman Şizofren Aşka Mektup nasıl biter? Cezmi’m (?) yazmış benim onu yahu!

Neyse diyor Bana Türkçe Bir Ekmek Ver’i alıyorum. Cezmi cezmidir işte. Ne kadar farklı yazabilir ki diyorum. Ekmeği de duygusal istiyordur bu adam. Aşkla yaklaşıyordur ekmeğe. Nasıl olsa doyum söz konusu. Fakat benim tahmin ettiğim konularla hiç alakası çıkmıyor Bana Türkçe Bir Ekmek Ver. Kısacık kitabı kısacık sürede okuyup bitiriyorum ki gidip Şizofren Aşka Mektup’u alayım. Ergenim, damarlarımdan asilik ile karışık yüksek promilde arabeskizm akıyor. Akamayagörsün.

Ardından arkadaşım hediye ediyor Şizofren Aşka Mektup’u. Okuyorum.

“E bu neymiş yahu?” deyip kitabı yarısında bırakıyorum. Ergeniz de o kadar değil. Ama kimseye de söyleyemiyorum keza çok yırtmışlığımız var kendimizi Cezmi diye. Nenem ölsün sarı gelin, işte olaylar böyle ilerlerken ve ben kitap bilincinden uzak, kendi arabeskimde gömülüyken kaldırmıyor kafam Ersöz’ü. Yaşlanmak mı gerek yoksa başka bir şey mi? Nasıl bu kadar üzerine basa basa anlatılır her şey. Böylesine açık ve gözler önünde?

Şaşırmamak elde değil. Olmayan kitap kültürüm Cezmi’yi reddediyor, kanımız da uyuşmuyor. Ben bir dönem leyla gibi Cezmi peşinde koştuğumla kalıyorum. Aklıma geldikçe gülüyorum. Şizofren Aşka Mektup’tan bölümler okuyarak sözde sevilene yazdıklarımı hatırlıyorum. Çocukluk yine de güzel, ergenlik de öyle fakat yüksek oranda Cezmi, adam öldürebilir.

Reklamlar