Etiketler

, , , , , , , , , , ,


Citizen Kane’i kimler izledi? Tarihin en önemli filmlerinden birisi olan Citizen Kane’in en önemli noktası Rosebud’tı. Peki neydi Rosebud? Kane ölmeden önce son olarak Rosebud diyordu ve bu kelime büyük bir sır haline geliyordu. İnsanlar yorumlar yapıyor, evinin yani şatonun her tarafı alt üst ediliyor ve Rosebud bulunmaya çalışılıyordu. Hayatına giren kadınlar için bir gönderme olup olmayacağı düşünülüyor ve en sonunda sadece bizler seyircilerin gördüğü bir gerçek ortaya çıkıyordu.

Rosebud aslında bir kızaktır. Kane, küçükken yani ailesinin yanından henüz alınmamışken bu isimli kızakla en güzel günlerini geçiriyordu. Rosebud aslında sıradan bir eşya, bir kızak olmaktan çok bir ideali, geçmişi ve yaşanmış yaşanmamış her türlü duyguları resmediyordu. Örneğin bir çocuğun kahkahası saklıydı o kızakta, kışın en çetin yağışlarında anneden izin alarak kapının önüne çıkışı anlatıyordu, Pal Sokağı Çocukları gibi heyecanla sokaklara hakim olmayı anlatıyordu kızak. Bir de ait olduğu şeylerin ondan koparılmışlığının acısını hatırlatıyordu. Rosebud, Kane için binlerce şey demekti.

İşte böyle bir hikayeden sonra Pierre Assouline, ünlü biyografi yazarı, tarihin ünlü kişilerinin rosebudlarını bulmaya kalkıyor ve bizim için o kişilerin hayatlarına kapı açıyor. Rudyard Kipling’in, Paul Celan’ın, Picasso’nun rosebudlarını anlatıyor bize. Küçük parçalardan kocaman bir dünya yaratabilmemize neden oluyor. Verilen ile verilmeyeni çözmeye teşvik ediyor, kendi hayatımıza yönlendiriyor.

Herkesin bir rosebudı vardır bence hayatında. Belki de bir iskemle, belki bir baston ve belki bir kalem. Belki Kane’in kızağı gibi geçmişten kalma bir eşya, belki de bir kişi. Şimdi kendi rosebudımı düşünüyorum da lise 1’de bana kestirilmek zorunda bırakılan saçım geliyor aklıma. Küçük bir kutuda, bukle halinde. Ne kısa ne de uzun olduğu için aykırı görülen, tek düze olmadığım için gözlerine batan müdüriyetin ve işte o en büyük ikilikte özgürlük ve esaret ikiliğinde esarete boyun eğmek zorunda kalmış bir öğrencinin sevdiği saçı… Minik bir kutu içinde.

Peki sizin Rosebud’ınız ne? Bir yüzük mü yoksa oyuncak mı? Neden öylece bağlısınız o parçalara, neden ayrılmak istemezsiniz?

Reklamlar