Etiketler

, , , , , , ,


Bir bakış çoğu filmde yeni bir başlangıçtır, kız köşeden dönerken (ki bizim kahramanımız da dönmüştür bu köşeden) birisiyle çarpışır ve her şey başlar. Ya da bir duraktır beklenilen yer ve bir bakışma çoğu şeyi başlatır.

Adam, kadına baktığında gördüğü şeyin farkında değildi. Görüyordu fakat neyi gördüğünden, nasıl gördüğünden ya da neyi görmesi gerektiğinden bi’haberdi. kadın ise bütün dünyanın sinsiliğini ve fesadını içinde barındırabilecek kadar şehvetliydi. Baktığı bir kişiyi etkilemek için deneyeceği yollar birden fazlaydı ve bir yağmurlu havada bir tente altında eğer birisiyle göz göze gelebiliyorsa, işte o zaman yine dönecekti bir senaryo aklında.

Dünyada pek çok hikaye de buna dikiz gidiyordu zaten, bir taraf muhakkak diğerinden daha fazla hilekar ya da daha aptal oluyordu, sonra her şey son buluyor gibi görünüyordu. son buluyor muydu peki? pek çok kişiye göre hayır olur bunun cevabı fakat kahramana kalırsa evet idi.

En sonunda gördüğü şey bir çift gözden çok yanan iki adet odun parçasıydı kadının gözlerinin tam ortasında. Adam, “görme”nin rahatlığına erişmiş halde bakıyordu artık kadının gözlerine ki bu gözlerde gördüğü şeyler onu tatmin etmişe benzemiyordu. Hayalinde canlandırdığı pek çok şeye tezattı bakışları kadının, bir o kadar da saçma. Bir kadın profili çizecek ise, asla böyle bir kadın çizmezdi. Çizse bile emindi ki bu hiç kimseyi ilgilendirmezdi.

Kadın, sakince yaklaştı adama, adamın parfümünü içine çekti, kaliteliydi. Anlaşıldığı üzere, parfümün sahibi kaliteli bir koku kullanıyordu. O parfüm kokusu yerine bir ten kokusunu da tercih edebilirdi ama şimdilik bu parfüm kokusu da idealdi. Kendi sınırlarıyla çizdiği bu adam profilini oturtmaya çalıştığı için uzun zamandır, öylesi yalnızdı. Hayır yalnızlığı içsel değildi, kendisi ile dolu bir yaşamdı onunki fakat arkadaşı yoktu. Sıradan bir duruma karşıt deli gibi doluydu kendisiyle. Sonsuz bir benlik içinde yüzüyordu. Sakindi bu yüzden ve adama yaklaştı sakince;
-Avez vous un cigaratte?

Reklamlar