• Hakkımda
  • Yazılarım

Öznur Doğan

Tag Archives: brad pitt

Kalifornia / Deliliğin Kol Gezdiği Yerler

12 Cuma Eki 2012

Posted by Öznur Doğan in Filmler, sinema, film inceleme

≈ Yorum bırakın

Etiketler

adele, brad pitt, carrie, journey motive, juliette lewis, kalifornia, yolculuk motifi


Juliette Lewis, miniciksin ama çok güzelsin! Bu kadının çirkin güzelliğinin hastasıyım. Natural Born Killer’da da bu yüzden sevmiştim onu. Hafif sapkın tipi ve bu tipine tezat minicik ağzı ve gözleri ile Juliette en beklemediğim rollerin kadını. Kalifornia aslına bakarsanız beklemediğim sertlikte geçen bir film oldu. Brad Pitt var madem, çıtır çerezlik film izlerim diye düşünmüştüm. Brad Pitt’e karşı garip bir düşüncem var henüz karar veremediğim. Fakat iş Juliette’ye gelinde değişiklik olmaması imkansız.

İki cahil aşık, iki eğitim görmüş aşık ile Kalifornia yollarına çıkarlar ve olaylar başlar. Birazcık Last Station gibi olsa da iki kadının ve iki adamın ortak noktaları, birbirlerinden ayıran özellikler ve iç dünyada yaşayan duygular ile oldukça dolu bir film. Bir de geriliyor insan. Başrol karakteri ölsün istiyorsunuz. Elinizden gelse bağıracaksınız yani o derece.

Early Grace cahil cühelanın önde gideni bir de asabi. Aynı zamanda sabıkası var ve durmadan adam öldürüyor. Bu kaba saba adamın minnoş da bir sevgilisi var. Adele Corners. Adele  Early’i çok seviyor fakat Early’nin kanında ayılık olduğu için kızı arada dövüyor, hırpalıyor. Küçük kızımız da durumu “Yaramazlık yapmadığım zaman beni cezalandırmıyor.” diye açıklıyor.

kalifornia-brad-pitt-izle

Kemikleriniz gıcırdıyor, yolculuğa çıkan 4 birbirinden farklı tipten 3’ünün evrimine tanık oluyoruz. İlk olarak Adele körce seviyor Early’i fakat gözleri ile gördüğü, yaşadığı şiddetten sonra fikrinde değişimler olmaya başlıyor. Tabii ki ondan nefret ettiğini söyleyemeyiz falan bu çıktıkları yolculuk yani durmadan söylediğimiz journey motive onları değiştiriyor.

Bir değişen kişi ise Brian. En başta naif ve aşık bir şekilde takılan Brian filmin sonuna doğru bir insanı öldürebilecek olduğunun farkına varıyor, gücü hissediyor. Silahı eline aldığında hissettiği garip erkeklik duygusu ile övünebiliyor. Bu genel olarak içimizde bulunan vahşet eğilime örnek bana kalırsa. Bir anda öldürüyor olabilmenin tadını almak, bir canlının hayatını elinde bulundurmak garip bir şekilde haz verici geliyor. Kendi ile çatışmaya devam ediyor tabii ki insan. Yaşadığı ve öğretildiği hayattan uzaklaşmak kolay değil. Spoiler dolu bir şeyler söylemek isterdim fakat söylemiyorum efendim.

Değişimin son halkası Carrie. Carrie nobran ve kibirli bir kız. Daha doğrusu zengince bir hatun. Zevk sahibi. Güzel ve bakımlı. Adele ile karşılaştıklarında onları bir paçavra olarak görüyor fakat zamanla o da Adele’e değer verir hale geliyor. Hatta onun saçlarını bile kesiyor. Carrie’nin en büyük değişimi önyargılarının kırılıyor olması. Early’e karşı duyduğu nefretin de daima artması.

Kalifornia garip deneyimlerin filmi. Brad Pitt’ten beklemediğiniz bir pisliğin filmi. İzleyiniz.

Kalifornia Trailer

Burn After Reading / Aramızda Casus Var / Keyif Üzeri Keyif

25 Cumartesi Ağu 2012

Posted by Öznur Doğan in Filmler, sinema, film inceleme

≈ Yorum bırakın

Etiketler

ben ne güzel işerim, brad pitt, coen bros, coen kardeşler, Ferhan Şensoy, tom cruise


“ben ne güzel işerim sabah güneşe karşı
önümde medreseler ardımda uzun çarşı
ramdidam ramdidam ramdidam didam ramdidam
turgut uyar söylemiş ben saza uyarladım
belki turgut çok kızar azıcık yuvarladım
ramdidam ramdidam ramdidam didam ramdidam
ağustos yirmi iki dediler ustan ölmüş
çok komiksin azrail turgut uyar ölür mü
ramdidam ramdidam ramdidam didam ramdidam..”

Bu filmi yazmaya karar verince neden bu şiir aklıma geldi bilmiyorum ama paylaşmak istedim. Belki de bu filmin garip bir yapısı var diye olabilir.

Brad Pitt’i komedide görmeyi sevenlerdenim. Sürekli bir cool adam modunda görmeye alıştığımız insanlar aslında komedilerde daha çok hoşuma gidiyor. George Clooney de buna dahil. The Men Who Stare At Goats’ta da gülmüştüm sırf bu yüzden. O uzun Tom Cruise saçları ile oldukça komikti.

burn-after-reading-brad-pitt

Burn After Reading, izledikten sonra kıs kıs gülmeye neden olan bir film. Cia ajanının kayıtları iki spor salonu çalışanının eline geçer ve olaylar dönmeye başlar. Coen kardeşlerin çektiği bu filmde hem kadro iyidir hem de olaylar art arda ve hızlı bir şekilde akar. Sıkılmanıza imkan kalmaz, ki bana göre en önemli durumdur bir filmde.

Tilda Swinton’ı da komedi de görmek güzel. Narnia Günlükleri’nden tanıdığımız bu soğuk mu soğuk hatun içinden çıkılmaz durumlara düşüp kaldığında sevinmiyor değiliz.

Burn After Reading avanaklar ve salakların bir araya gelmesiyle oluşmuş bir film neredeyse. 🙂 Hepsinin birer tip olduğunu gördüğümüz, onları böylece bağrımıza bastığımız filmde bana kalırsa en önemli nokta John Malkovich!! Çok ciddiyim, sırf bu filmi birazık John Malkovich’e bulanmak için izleyebilirsiniz.

“Mutlaka izleyin!” denilen filmler vardır ya, Burn After Reading işte bunlardan birisi.

Burn After Reading Trailer

A River Runs Through It / Bizi Ayıran Nehir / Maveraünnehir

24 Salı Tem 2012

Posted by Öznur Doğan in Filmler, sinema, film inceleme

≈ 2 Yorum

Etiketler

a river runs through it, bizi ayıran nehir, brad pitt, craig sheffer, robert redford


İki kardeş, hangi noktada kopabilirler, birbirlerinden? Montana’da büyüyen ve en büyük zevkleri alabalık yakalamak olan iki çocuk, onları alabalık yakalamaya alıştıran sert ve katı bir rahip olan babaları, naif ve sakin anneleri. Siz çocuklarınızı nasıl yetiştirmeye çalışırsanız çalışın, içten gelen duyguları asla değişmeyecektir.

A River Runs Through It sizde nasıl bir duygu yarattı bilmiyorum fakat bende çok iyi bildiğim bir şeyleri canlandırdığı kesin. Filmde var olan iki kardeşin yaşları birbirine çok yakın, buna rağmen oldukça farklı iki karakterler. Ben şimdi size ben ve abimi anlatacağım. Aman ne güzel, filmden özel hayata da geçiyorum.

Aramızda 6 yaş vardır abimle. Dünyanın farklı iki kutbundan yola çıkmışız da İstanbul’da Doğan ailesinde buluşmuşuz gibidir. Ben yeni şeylere hurra saldırırım, abim ihtiyatlıdır, ya bir şey çıkarsadır.

Ben küçüklüğümden beri gördüğüm herkesle konuşabileceğime, iyi arkadaş olabileceğime inanırım o ise daima ölçer ve biçer arkadaşlarını seçerken. Bu ne kadar iyidir ya da değildir şimdiye kadar hiç incelemedim yine de bu konuda da oldukça farklıyızdır.

Abimle aramızdaki 6 yılın ceremesini çekeduralım birbirimizin işine gelen noktalar da vardır elbet. Örneğin abim sayesinde bilgisayar ile tanışmam, onun sayesinde BackStreetBoys dinlemem. Tabii ki şimdi bir iki kişi “ııırpp, bırrrk, amaaan pırt” tavrında sesler çıkardı. İtiraf edelim, o dönemde bu gencoları dinlemek gerçekten güzeldi.

a-river-runs-through-it-bizi-ayiran-nehir-brad-pitt-izle

Yine de ne olursa olsun, farklıyız işte. Ve bu aslında dünyanın en normal şeyi. Tabii keşke bu kadar normal olmasaydı.

A River Runs Through It, aynı adımlarda yürüyen iki çocuğun nasıl farklılaşabileceğini anlatıyor bize. Doğanın ortasında büyümeye başlayan çocukların daha sonra medeniyet adı altında nelere çevrildiği de. Yönetmenliğini Robert Redford’un yaptığı bir filmi ilk defa izliyor olmanın mutluluğunu da yaşıyorsunuz izlerken.

Brad Pitt oldukça genç, Paul rolünde yine hafif kırık kafalı bir adamı oynuyor. Norman rolünde ise Craig Sheffer var. Craig Sheffer ile daha önce karşılaş mıydım bilmiyorum fakat Norman’ın küçüklüğünü yakından tanıdığıma eminim. 500 Days of Summer’ı izleyenler bu ufaklığı hemen tanıyacaklar.

Bu kadar küçük ayrıntı verdikten sonra oyumu veriyorum bu filme; 10 üzerinden 5.5.

Kült filmleri izlemeye koyulduğumdan beri yaşadığım hayal kırıklığının haddi hesabı yok. Hiçbirisi zaman kaybı değil fakat ah daha iyi olsalardı…

A River Runs Through It Trailer

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Gizlilik ve Çerezler: Bu sitede çerez kullanılmaktadır. Bu web sitesini kullanmaya devam ederek bunların kullanımını kabul edersiniz.
Çerezlerin nasıl kontrol edileceği dahil, daha fazla bilgi edinmek için buraya bakın: Çerez Politikası
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • Öznur Doğan
    • Diğer 123 aboneye katılın
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • Öznur Doğan
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Bu içeriği rapor et
    • Siteyi Okuyucu'da görüntüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
 

Yorumlar Yükleniyor...