Etiketler

, , , , , ,


Metroland küçük adamların büyük işler peşinde koşmaya çalışması ve bundan çabucak sıkılması ve küçük işler peşinde koşması ve garip bir hayata dalmasının hikayesi. Chris (Christian Bale) hayatından memnun evli barklı bir adamdır. Toni, eski arkadaşı ortaya çıktıktan sonra hiçbir şey eskiyi gibi olmamaya başlar. Paris’te yaşadığı dönemleri hatırlamaya başlayan Chris hayatının tam ortasında bir boşluk hisseder. Tüm yaşamı boyunca hızlı ve güzel günler geçirmiş olan bu adam nasıl olur da kendisini bir kadına bağlayarak çoluğa çocuğa karışacaktır? Hem Toni de gelmiştir artık. Trenlere yeniden binilebilir, eski anılar canlanabilir, gençlik henüz sonlanmamış gibi sabahlara kadar içilebilir ve evden uzaklaşılabilir.

Yine de… Biliyorum ki gençliği dolu dolu yaşamak dünyanın en güzel şeyi. Bilmediğin bir şehirde uyanmak, yanında sevdiğin arkadaşlarının olması, kız ya da erkek arkadaşın ile özgürce sevişebilmek, bir evde yaşamaya çalışmak, başaramamak… Bunların hepsi yaşandığı sürece güzeldir. Eğer yaşayamıyorsun bunları, örneğin ailen baskı altında tutuyorsa seni, sevdiğin insan izin vermiyorsa güzel yaşamana, arkadaşların arkadaş değil kösteklerse öyle bir yaşantıyı kimse istemez. Şimdiye kadar yaşadığı baskılar nedeni ile çok sağlam dağıtmış insanlar gördüğüm için bunları açık yüreklilikle söyleyebiliyorum. Mesele o ki, Metroland zaman dilimlerini birbirinden ayıran bir film.

metroland-film-izle

Chris’in bebeği hayatın en masum dönemi olan çocuğu sembolize ediyor. Henüz ailenden ayrı hiçbir şey yapamıyorsun. Kimse sana doğmak isteyip istemediğini sormamış fakat sen bir güzel doğmuşsun. Ardından gençlik yıllarına flashbackler gerçekleşiyor. Bunlarda Chris dolu dizgin ve idealist bir hayat yaşıyor. Arkadaşları ile alkol ve rock n roll arasında gidip geliyorlar. Büyüyorlar ve hayatlarının olgunluk evrelerine erişiyorlar. Toni idealist bir adam olarak kalıyor. Yani yaşadığı hayatı devam ettiriyor fakat Chris filmlerden görmeye alışık olduğumuz evli barklı adam işte.

Yine de başlarda Toni’yi sevsek de bir süre sonra irrite olmaya başlıyoruz. En azından bu durum benim için oldukça yüksek oranda. Belki de hayatın her bölümünün farklı güzellikte olduğunu düşünmemdendir. Bilemedim. Metroland’i izlemezseniz olmaz! demiyorum. Haftasonu öylesine çıtır çerez diye gidecek bir film. Haberiniz olsun.

 Metrolan Trailer

Reklamlar