Etiketler

, , , , , ,


Mos Def, Mos Def, Mos Def! Tamam, Selena gibi çağırınca gelmiyor olabilir fakat bu adam bu filmde Bruce Willis’e fark atan adamdır, 16 Blocks’u izleme sebebidir, güldüğü zaman adamı sırıtmak durumunda bırakandır. Aksini iddia eden?

İyi polis, kötü polis, ders verme, ders çıkarma temalarını işleyen bir film bu film. Biliyoruz ki iyi polis kazanacaktır, kötü polis çok fena dumur olacaktır, gerekirse ölecektir vs. Klişe filmlerle başımız belada iken hala bu minvalde filmleri izliyor oluşumuz da komik. Bruce Willis’i Pulp Fiction, Sin City gibi efsane filmlerde görmek isteyen küçük bünyem, kendisini alkole vermiş, yaşlanmış Willis’i daha doğrusu Jack Mosley’i görünce üzüldü.

Ölüm sahnelerine hiç dayanamayan, vurulma sahnelerindeki iki üç duygusal cümleye gözyaşlarımı dakikasına bağışlayan birisi olarak bu filmde de ağladığım yerler oldu, evet. Bu sulugözlülüğü ne yapacağız orasını hiç bilmiyorum zaten fakat ne desem, nasıl desem. Mos Def işte. Bruce Willis’e beş hatta on çeken bir adam olmuş 16 Blocks’ta.

Eddie Bunker adında bir suç/suz/luyu canlandıran Mos Def’i gördüğüm anda kendimi yenilenmiş hissettiğim bir gerçek. Hem de pasta yapmak isteyen bir adamı oynadığında nasıl sevmezsiniz ki? Aklıma yüzlerce pasta çeşidi geldi o pastalardan bahsederken. Akıllı ve sevimli bir adam olan Eddie Bunker’ın Jack Mosley’e sorduğu soru ve Jack’in filmin sonunda verdiği cevap da pasta tadındaydı.

16-blocks-16block-trailer

Eddie Bunker: You’re driving in a hurricane and you see three people at a bus stop. One is an old lady and she’s sick. One is your best friend and he saved your life. And the third is the lady of your dreams. Now check it out, you only have room for one in your car, which one do you take? 

Jack Mosley: Oh yea, you give the car keys to your best friend and you let him take the old lady to the hospital. You stay at the bus stop with the girl because she’s the girl of your dreams, right? So everything is going to be ok. 

Fakat beni güldürmek ile ağlatmak arasında bırakan bu konuşma herkesin söylediği fırtına ve araba muhabbetinden daha naiftir.

Eddie vurulmuştur ve kan kaybetmektedir. Panik halinde olan Jack Eddie’ye her şeyin yolunda olup olmadığını sorar. İşte o konuşmada sırıtmak ile gözlerimi doldurmak arasında kalırım. Ehe ile ühü arasındaki ince çizgiyi görmelisiniz:

Jack Mosley: You’re not gonna die on me are you? 
Eddie Bunker: I dunno, I ain’t never died before. 

Aslında genelde benim işim hep kötüler arasından iyiyi seçmektir. Bunu da iyi yaparım ayıptır söylemesi. Bu klişe ve sıradanlığın dibine vurmuş filmde Mos Def’i bulmam benim için yeterliydi sanıyorum. Mos’u hatırlayamayan için şu linke buyurmanız yeterli: biryuduminsan:mosdef.

16 Blocks – 16 Blok Trailer

Reklamlar