Etiketler

, , , , ,


Kadınları farkı bir açıdan görmeye ne dersiniz? Onları hüzünleri ile ya da erkekler ile yaşadıkları müthiş aşklar ile hatırlamanın dışında, bir kadının kendi sıcaklığını başka bir kadın ile birleştirmesi hakkında ne düşünürsünüz?

Peki size her kadının mutlaka bir başka kadın ile öpüşmeyi hayal ettiğini söyleseydim o zaman kadınlara dair algılarınızda nasıl bir değişiklik olurdu?

Şu anda düşünmeye başlayabilirsiniz. Biliyorum ki birkaç kişinin bu fikir oldukça hoşuna da gidecektir. Kadın, kendisini bir erkeğin anlamazlığına bırakmaktansa dudaklarının tanıdık olma ihtimali yüksek olan bir kadına rahatça teslim olabilir. Çünkü kadın kendi cinsinden birisini daima daha iyi tanıyacak, daha iyi bilecektir. Kendinden pay biçebilir bu yüzden.

The Hours, metafiction özelliği ile beni etkileyen bir film. Hikayenin nasıl bağlandığı, kimleri yok ettiği ya da hangi sahnelerin beni beynimden vurduğu önemli değil benim için o anda. İçinde Virginia Woolf var çünkü. Virginia’nın yazma süresindeki acısı, başka hayatların da aynı minvalde yaşanabiliyor olması ve üçlü akışın tek bir noktada buluşabilmesi.

Nicole Kidman’ı tüm bir film boyunca daha güzel görmeyi bekleyenler: yanılacaklar. Meryl Streep ise her zamanki gibi tanrıçalığından hiçbir şey kaybetmemiş durumda. Filmde bana kalırsa en falsolu oyunculuk Julianna Moore tarafından sergileniyor. Daha önce The Kids Are All Righ’ta izlediğim Moore ile The Hours’taki Moore arasında çok fark var. Bir garip, bir takılmışlık söz konusu.

Hikaye içinde hikaye, gerçek içinde gerçek ve anlatı içinde anlatı The Hours.

Ödülü kazanan ve fakat yaşadığı kekremsi hayat yüzünden kendini boşluğa bırakan bir şair de var içinde. Kendi annesinin dönüştüğü kadın, Virginia’nın hikayede anlattığı Ms. Dolloway ve Meryl’in hayatına paralel giden örgü.

Hayatta bazı şeyler planladığımız gibi gitmez. Cebine taş koyarak, saatleri ve anıları hatırlayarak dalabilirsin nehire: sakince.

the-hours-izle

” Virginia Woolf: Dear Leonard. To look life in the face, always, to look life in the face and to know it for what it is. At last to know it, to love it for what it is, and then, to put it away. Leonard, always the years between us, always the years. Always the love. Always the hours. “

” Virginia Woolf: Someone has to die in order that the rest of us should value life more. It’s contrast. “

” Clarissa Vaughn: I remember one morning getting up at dawn, there was such a sense of possibility. You know, that feeling? And I remember thinking to myself: So, this is the beginning of happiness. This is where it starts. And of course there will always be more. It never occurred to me it wasn’t the beginning. It was happiness. It was the moment. Right then. “

The Hours – Saatler Trailer

Reklamlar