Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , ,


Her şey arkadaşımın Twitter’da birazdan Ferhan Şensoy ve İlhan Şeşen CNNTürk’te demesi ile başladı. Beni bittabii bir heyecan sardı. İşin içinde Ferhan Şensoy var, nasıl heyecan olmasın ki. Sabahtan akşama kadar dinlesem bıkmayacağım, beni itin götüne soksa götünün dibinden ayrılmayacağım bir adam Ferhan Şensoy. Benim için günümüz Türkiye tiyatrosunda ayakta kalabilmiş ve duruşunu koruyabilmiş en önemli tiyatroculardan bir tanesi. Şimdiye kadar okuduğum kitapları ve izlediğim tiyatro oyunları ile hayatımın farklı bir boyutunda bulunan bu adamın canlı röportajını izlemek tabii ki güzel olacaktı.

Kuruldum bilgisayar başına, açtım CNNTürk’ü baktım İlhan Şeşen orada. Ferhan Şensoy’dan konuşuyor. Ferhan’a olan sevgisinden bahsediyor. Benim gibi el pençe divan durmaya üç dakikası var İlhan’ın. O an kendimi önce İlhan’a yakın hissediyorum sonra Şeşen diyor ki “Ferhan’ı sevdiğim için de kendimi akıllı hissediyorum o dönemler.”. Bu sefer kendimi hem İlhan Şeşen’e hem de Ferhan Şensoy’a daha da yakın hissediyorum.

Sanıyorum Ferhan Şensoy’u sevdiğiniz anda hayatınızda yeni bir kapı açılıyor. Farklı bir kapıdan girmiş oluyorsunuz çünkü Ferhan’ı anladıktan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacakmış gibi. Zehir gibi bir zekası var Ferhan Şensoy’un, başkaldıran kalemleri, çivi gibi cümleleri ve elini neye atsa güzelleştirdiği bir bünyesi var. Gerçek sanatçı kriterlerine eğer birilerini sokmak istiyorsanız bunlar o beğenilen dizi oyuncuları değil olsa olsa Ses Tiyatrosu, Dostlar Tiyatrosu, Kenter Tiyatrosu’nda kavrulmuş gerçek sanatçılar olacaktır. Onları bulun. Onları arayın.

Ferhan Şensoy’un hayatı anlatsam kitap olurun doğrulanmış hali. Kalemimin Sapını Gülle Donattım biyografisinin ilk kitabıydı. Geçtiğimiz aylarda BAŞKALDIRAN KURŞUnKALEM çıktı. Ve bugünkü röportajda biyografinin üçüncü ve dördüncü bölümleri olacağını da muştuladı. Kimine göre uzun kimine göre kısa bir hayatın her anını neredeyse güzel anılarla doldurabilmiş bir adam. Kitaplar, tiyatro eserleri, oyunlar, kadınlar, ülkeler, okullar, insanlar, ustalar, sanatçılar geçip gitmiş Ferhan Şensoy’un hayatından.

Bu yüzden siz onun kendi ile ilgili anlattığı herhangi bir şeyi dinlerken sıkılmıyorsunuz. Örneğin Mali’li bir yazarın yazdığı şiir uyağı ve içeriği ile aynı şiiri yazdığını anlatması, örneğin Charles de Gaulle taklitleri, örneğin Lefter’e “gavur” diyen arkadaşına hayatının ilk yumruğunu atması… Ferhan Şensoy’dan bıkabilecek olan?

Şimdi tahminen ortaya tamamen taraftar birisi olduğum düşüncesi çıkacak fakat açık yüreklilikle söylüyorum, Ferhan Şensoy’un Erol Günaydın’ın ölümünde yaptığı konuşmayı izlerken nasıl ağladıysam, Ferhan Şensoy’un başına bir şey geldiğinde işte o zaman hüngür hüngür ağlarım. Bir toy, bir kendini bilir-bilmez bir yeniyetme olarak Ferhan Şensoy gibi bir değeri kaybetmek beni haddindan fazla üzer. İşe bi de tiyatrosuna gitmiş olmak ve hatta imza almış olmak girerse iş boyut değiştirir.

Ben hayatımda sadece bir kişiden imza almak için kuyrukta bekledim ve bu Ferhan Şensoy’du. Bizleri bekletmemek için sahne kıyafetleri ile imzaya gelmesi, naif ve sakin bir şekilde “İsminiz?” diye sorması, aynı sakinlikte gülümsemesi. Tarif edebileceğimin üzerinde yaşadığım mutluluklara neden olmuştur.

Bu röportajı izledikten sonra içim umut doldu, bir mutluluk sardı beni. Pır pır hale geldi garip bir şekilde bünyem. Ferhan Şensoy’u gördükten sonra mutlu olmayı becerememek bana kalırsa hayatının geri kalanında lanetlenmek gibi.

Ve Ferhan izleyicisinin birbirini hemen buluşu, sevgilerini birbirlerine açışı, destek oluşu. Belki de Ferhan Şensoy farkında olmadan en çok yapmak istediği şeyi yapıyordur. Kendi etrafında da olsa insanların bir olabileceğini, bir şeylere karşı anti olunabileceğini ve bu kolektif zihni yakalayabileceğini hissettiriyordur.

İlhan Şeşen’den çok bahsedemedim fakat benim için İlhan Şeşen Ferhan Şensoy’a duyduğu saygı ile onlarca tık daha üsttedir diğerlerinden.

Son olarak belirtmem gereken nokta Enver Aysever’i hayatımda ilk defa eşekler gibi kıskanıyor oluşumdu. Çok keyifli bir program oldu. Çok teşekkürler, çok çok çok teşekkürler.

Ve tabii ki Ferhan Şensoy ile İlhan Şeşen’in İçinden Tramvay Geçen Şarkı’da söyledikleri Lili Marlen şarkısı: 

You made our day!

Reklamlar